Bundan yaklaşık 3 sene önce
2005 sonlarında, kalp araştırmacısı Doris Taylor, ölüleri diriltti. En
azından kalbini. Fareden aldığı kalbi önce tüm hücreler gidene kadar
bir tür özel deterjanla duruladı. Elde ettiği şeffaf ve hücre
iskeletine daha sonra yeni doğmuş farelerden kalp hücreleri enjekte
etti. Daha sonra beklemeye başladı.
Dört
gün sonra, “evlerine” yerleşen enjekte edilen hücreler atmaya
başlamasını gözlemlemişler. 8 gün sonra tüm kalp atmaya başlamış.
Taylor o zaman yaşadıkları duyguyu “İşte bu!” diye anımsıyor.
Bu
sene Nature Medicine adlı bilimsel dergide anlatılan deney, bilim
adamlarının labaratuvarlarda biyolojik dokulardan yaptığı ilk işlevsel
kalbin de dönüm noktasını oluşturdu.
Dünyada
yüz milyonlarca insan kalp yetmezliğinden rahatsız ve bunların yüzde
60’ı da önümüzdeki 5 sene içerisinde ölümü bekliyor. Taylor’un yeniden
hücrelendirilmiş kalpleri kalp hastaları için bir umut teşkil ediyor.
Bilim adamı deneyi bir adım öteye taşıyarak, bu “hayalet kalpler”de kan
damarları oluşturmanın yolunu da bulmuşlar.
California’dan
doku-mühendisliği firması Crytograft’ın CEO’su Todd McAllister, Dr.
Taylor’un deneyi ilgili şu yorumda bulunuyor: “Bazıları 10 yıl
içerisinde hiç yoktan bir kalp büyütebileceğini söylüyor. Bu çok saçma.
Dr. Taylor’un yolu çok daha gerçekçi çünkü basit ve zarif. Var olan bir
kalbi kullanarak tüm yapısal sorunları çözüyor”.Taylor’un tekniğinde hayvan
kalpleri bir temizleyiciyle temizleniyor. Geriye sadece hücre iskeleti
kalıyor. Bundan sonraki adımsa bu şeffaf kalbe, erişkin ve kök kalp
hücreleri enjektasyonu. Yalnız bu hücreler hayvanın orijinal
dokularından alınması gerekiyor. Bilim adamlarını şaşırtan şekilde bu
eklenen hücreler, bu boş kalp evinde nereye gidip nerelerde
çoğalacaklarını biliyorlar. Dr.
Taylor, bu seneden itibaren insan kalbine boyut bakımından benzeyen
domuz kalbiyle çalışmaya başlayacak. Taylor gelecekle ilgili
planlarını, “Umudumuz bir gün bir kadavradan aldığımız bir kalbi
temizleyip içine sizden aldığımız hücreleri koyarak size yepyeni bir
kalp yapmak” diyerek açıklıyor.
Tabii
ki insanlarda güvenle uygulanması için gidilecek daha çok yol var. Bu
durumu Nortwestern Üniversitesi’nden kardiyolog Robert Bonow şöyle
açıklıyor: “Kalp sadece bir kas değildir. Arterler ve diğer dokular da
gereklidir. Dr. Taylor’un yaptığı bir anlamda şasenin altındaki motoru
değiştirmek ancak diğer parçalar da lazımdır.”
Taylor
da bu konu üzerinde şimdiden kafa yormaya başlamış. Yine farelerden
aldığı aortu temizleyip içine yeni endotel hücreler enjekte ederek
ürettiği atar-damar yaşayan bir kalbin pompalayacağı kanın basıncına
dayanabilmiş.
Bilim
adamına göre, çalışmanın insanlarda kullanılacak olgunluğa ulaşması
onlarca yıl değil sadece “seneler” alacak. Ayrıca, aynı yöntemin kalbin
yanında böbrek, ciğer ve akciğerlerde kullanılması da mümkün.
Time Turk