Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, IMF yapılabilecek
olası bir anlaşmaya ilişkin olarak, 'Yani sen kalkıp da 'karayolları
inşaatlarını durdur' diyecek olursan kusura bakma deriz. Böyle bir şeye
de mecbur değiliz. Biz kendi yağımızla kavrulmasını biliriz' dedi.
Erdoğan, 'IMF bize bu sıkıntılı dönemde 'ben sizlere borç
vermiyorum' derse vermeyebilir. Vermek zorunda da değil. Çok da
ihtiyacımız yok. Bunu da özellikle söylemek isterim' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, Kırgızistan Başbakanı İgor Chudınov ile
Başbakanlık Merkez Bina'da gerçekleştirilen başbaşa ve heyetler arası
görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi ve soruları
yanıtladı.
Erdoğan, 'Geçen hafta yaptığınız basın toplantısında, mevduata
güvence konusunda hükümete yetki verilmesine ilişkin 'kriz ortamı
yaratır' değerlendirmesi yapmıştınız. Dün Meclis'te bu yönde bir
düzenleme yapıldı, bu yetki kullanılacak mı?' sorusu üzerine şunları
kaydetti:
'Bir yanlış anlaşılma olmasın. Hükümete yetki verilmesi kriz
meselesi, bir defa yanlış bir anlaşılma var. Bir defa biz hükümetiz.
Nasıl olur da bizim alacağımız bir yetkinin krize sebep olacağını
savunuruz, böyle bir şey olmaz. Böyle bir yetkiyi alıyorsak krizi
ortadan kaldırmak veya krizi yönetmek için alırız. Nitekim de talep
edişimizin altında yatan gerçek de budur. Bu kriz dönemini çok daha
farklı çok daha olumlu istikamette yönetebilmek içindir.'
-'MAKAS AÇIĞINI KAPATMAYA ÇALIŞAN BİR ÜLKEYİZ'-
'Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile İhtiyati Stand-By konusunda
yol alındığını söyledi sizin bu konuda şartlar olduğunu söylemiştiniz.
Bu şartlar konusunda anlaşma sağlandı mı? sorusuna da Erdoğan şu
yanıtı verdi:
'İkinci
sorunuza gelince bununla ilgili olarak yine aynı şeyleri söylüyorum.
IMF bu noktada karşılıklı çıkara dayalı olarak bir yaklaşım gösterecek
olursa biz zaten varız. Daha önce de ifade ettiğim gibi biz IMF'ye
karşı olumsuz bir tavrın içinde olan bir ülke veya bir yönetim değiliz.
Ama dediğim gibi yine orada da söyledim, bizim ümüğümüzü sıkıp da
'Yatırımları durdur büyümeyi düşür ondan sonra bütçende şu kadar daha
bunu aşağı indir' derse bu 'çalışma' demektir. Biz çalışan bir ülkeyiz,
çalışan bir hükümetiz, çalışan bir yönetimiz. Dolayısıyla böyle bir
anlaşmaya evet diyemeyiz. Yani bu konuda bütçede bizim bazı
rezervlerimiz var. Bunu arkadaşlarım kendilerine söylemiş olması lazım.
Maliye Bakanıma da gerekenleri söyledim zaten.
Aynı şekilde büyümede bizim hedeflerimiz var. Bir defa bu hedeflerin
altına düşemeyiz dedik. Bunu da yine arkadaşlarım kendilerine
ilettiler. Bunun yanında yatırımlardan bu çerçeve içerisinde zaten
vazgeçemeyiz. Yatırımlarımıza da devam edeceğiz. Çünkü Türkiye büyüyen,
kalkınan bir ülke. Yıllarca geri kalmışlığın bedelini ağır ödemiş bir
ülke. Biz bu makas açığını bir defa kapatmaya çalışan bir ülkeyiz. Yani
sen kalkıp da 'karayolları inşaatlarını durdur' diyecek olursan 'kusura
bakma' deriz. Böyle bir şeye de mecbur değiliz. Biz kendi yağımızla
kavrulmasını biliriz. Bu altyapı çalışmalarını da sürdüreceğiz. Üst
yapıya yönelik çalışmalarımızı da sürdüreceğiz. Bu konuyla ilgili
olarak da eğer IMF, bize bu sıkıntılı dönemde 'ben sizlere borç
vermiyorum' derse vermeyebilir. Vermek zorunda da değil. Çok da
ihtiyacımız yok. Bunu da özellikle söylemek isterim. Zira geçenlerde
Merkez Bankası Başkanımız da bununla ilgili açıklamasını zaten yaptı.
Ben de burada bunu yine özellikle ifade etmek istiyorum. Türkiye güvenli bir limandır.'