Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Washington'da bulunan Brookings Enstitüsü'nde konuştu.
İşte konuşmadan satır başları:İRAN'A NÜKLEER SİLAH YAPMA DİYENLER"Biz
bölgemizde nükleer silaha karşıyız. İran'a sürekli telkinlerde
bulunuyoruz. Onlar da bize çalışmalarının silahlanma konusunda
olmadığını söylüyorlar. İran'a "Nükleer silah yapma' diyenlerin de
nükleer silahının olmaması lazım. Bizim ise böyle bir derdimiz yok.
Daha başlangıç aşamasındayız.
OBAMA'YI KUTLUYORUM
ABD’de
4 Kasım’da yapılan seçimde dünyanın dikkatini buraya yöneltti. Uzun ve
yorucu bir kampanya sonrasında ABD’de bir kırılma noktası oluştu. Bu
önemli başarıdan dolayı seçilmiş Başkan Obama’yı kutluyorum.
Yeni
başlangıçlar cesur kararlar almak için fırsat var. Ama bu örneklerin
uygulamada kendisini göstermesi dünya tarafından izlenecektir. Sayın
Obama’nın bunu başaracağına inanıyorum.
IRAK ELEŞTİRİSİ
Irak
ile ikili görüşmelerimiz gerek eğitim gerek askeri konuda sürüyor.
Bunun yanında ekonomik ilişkilerde Irak'ın çok büyük bir ihtiyacını biz
karşılıyoruz. ABD'nin de oradaki güçlerinin ihtiyacını Türkiye
karşılıyor. Bundan sonraki sürece ilşkin ise, ABD'nin Irak'tan
çekilmesi durumunda tarih ya da ay teleffuzu Sayın Obama'nın taktirinde
olan bir şey. Ama "Erken mi oldu?" diye soruyorum. Bütün altyapı
oluşturulduktan sonra atılabilirdi bu adım. Bu bir beklenti
oluşturabilir ve beklenti sonucunu vermezse farklı bir durum
yaratabilir. Irak'ta durum iç açıcı değil.
OBAMA'YLA İLİŞKİLER DAHA DA İLERİ GİDECEK
Sayın Bush’la yaşanan ilişkiler Sayın Obama ile daha ileriye gideceğine inanıyorum.
Türkiye ile ABD arasında ilişki, demokrasi ve serbest piyasa esaslarına dayanmaktadır.
TÜRKİYE 6. BÜYÜK EKONOMİ
Küresel
ekonomi ile bütünleşmiş, son üç yılda ortalama yüzde 7 büyümüş ve 5
kıta ile ihracat ilişkisine varmış ekonomimizi hala yeterli bulmuyoruz.
Türkiye bugün ekonomisi Avrupa’da 6’ıncı dünyada ise 17 büyük ekonomi olmuş ve AB ile üyelik müzakereleri sürdüren bir ülkedir.
Ayrıca genç ve dinamik nüfusu ve gelişmiş ordusuyla önemli bir müttefiktir.
Türkiye, ABD ve Çin’in ardından müteahhitlik işleri açısından üçüncü ülkedir.
BARIŞ VE İSTİKRAR İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Ortak hedeflerimiz var. Barış ve istikrarın yerleşmesine ve barışın yayıgınlaşmasına çalışan bir ülkedir Türkiye.
1929 buhranından bu yana karşılaştığımız en çetin kriz bugün dünyanın birinci gündem maddesi.
BİZ KRİZE İYİ HAZIRLANDIK
Tüm
dünyayı etkisi altına alan bu mali krizden etkilenmemek mümkün değil.
Bizi de olumsuz etkileyecek. Ancak biz 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan
krizler bize ciddi ders oldu. Ve bu sürece iyi hazırlandık.
Özellikle bankacılık alanında yaşanan olayı ekonomik değil finansal kriz olarak değerlendiriyorum.
BANKA TEDBİRLERİ
Banka alanında çok ciddi adımlar attık ve bankalarımızın bu sürece hazırlıklı girdik.
Bankalar portföyünü kaybetmemeli. Güçlenerek çıkmalı.
Parayı rahatlıklı verebilirsiniz ama asıl olan finansı yönetmektir.
Biz de sürekli özel sektörle iletişim halindeyiz.
"DOST KAZAN DÜŞMAN KAZANMA" İLKESİYLE HAREKET EDİYORUZ
G-20 çalışmalarından sağlıklı bir sonuç alınabilecek mi bana göre bu sorulması gereken bir soru.
Önceden
Dışişleri Bakanları nezdinde toplanan zirve artık ülke liderlerinin
toplanmasıyla yapılabilir mi? Bence bu önemli bir adım olur.
Geniş ve aktif bir dış politikamız var.
Irak’ta
tüm taraflarla temas halindeyiz ve işbirliği içindeyiz. Gerek ben
gerekse arkadaşlarım ve karşı taraf, karşılıklı olarak gidip geliyoruz.
Lübnan-İsrail, İsrail Filistin, Gürcistan, Afganistan, Pakistan bölgelerinde sorunların çözümü için elimizden geleni yapıyoruz.
Türkiye 2 yıllığına BM Güvenlik Konseyi’nin üyeliğini 192 üyenin 151’inin oyunu alarak kazandı.
Komşularımızla
“Dost kazan düşman kazanma” ilkesiyle hareket ediyoruz. Bundan 6 yıl
önce Yunanistan ile sorunlu bir ilişkimiz vardı. Bulgaristan, Romanya,
Suriye ile sağlıklı diplomatik ilişkilerimiz yoktu. Şu an hepsiyle
siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerimiz iyi düzeyde ve istikrara
bağlı. Bu aynı zamanda dünya barışına katkı sağlamak için önemli bir
adımdır.
ERMENİSTAN'LA YENİ SAYFA AÇIYORUZ
Yine
Ermenistan ile yeni bir sayfa açıyoruz. Bu adımı geliştirmek için
istekli olduğumuzu bir kez söylemek istiyorum. Bu adımlarımız iyi
anlaşılmalı ve desteklenmeli.
Bu adımların sonucuna ulaşması için ABD’nin önemli olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum.
Biz Gürcistan sorunun ardından 5’li bir oluşum için girişim başlattık.
Acaba
Azerbaycan ile Ermenistan nasıl barışı yakalayacak. Biliyorsunuz Minsk
sürecinde ABD ve Rusya barış için görevlendirildi. Ama yıllardır bu
başarılamadı. Türkiye’nin Ermenistan arasında sorunlar çözüldükçe barış
daha kolay gelecek. Rusya ile Gürcistan arasındaki sorun nasıl
çözülecek.
Bu teklifi taraflara götürdük ve hepsi evet dedi.
BM nezdinde yapılan görüşmelerde teyit edildi. Daha önce Koçaryan’a
mektup yazdım. Sorunları çözebilmek için samimiyetle çözülmesi için
adımlar attık.
AB'NİN TUTUMUNU ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUZ
Diğer
çözümlenmesi gereken sorun Kıbrıs’tır. 40 yıldır çözüm bekliyor.
Türkiye adil ve kalıcı çözümü içtenlikle destekliyor. Türkler 2004
yılında çözüm için tercihini gösterdi.
ADALET BU MU?
Referandum
yapılacağı sırasında AB ve ABD yetkilileri merak etmeyin ne verilecekse
iki tarafa da verilecek demişlerdi. Ancak 24 Nisan 2004’te Kuzey evet
dedi. Güney hayır dedi. Bir hafta sonra güney AB’ye üye kabul edildi.
Adalet bu mu. O zaman Annan bir rapor hazırladı ve bugüne kadar hiç sonucu ortaya çıkmadı.
Yeni
dönemde biz bunu takip edeceğiz. İşin ilginç tarafı, AB’deki her
sorunda bizim karşımıza Güney Rum kesimi çıkarılıyor. Bize onları
tanımazsanız müzakereler bitmez deniliyor. Kusura bakmayın biz de her
şeye evet diyemeyiz. Biz Maastricht ve Kopenhag Kriterleri açısından
dersimizi iyi yaptık. Ama bunlara göre bizi kabul etmeyeceksiniz. Biz
de bunları Ankara kriterleri yapar yolumuza devam ederiz.
Uluslararası toplumun bu konuda doğru adımları atmasını bekliyoruz.
TÜRKİYE, 11 EYLÜL'Ü EN İYİ ANLAYAN ÜLKELERDEN BİRİDİR
En
önemli sorunlardan biri de uluslararası terördür. 11 Eylül’ü en iyi
anlayan ülkelerden biri Türkiye’dir. 5 Kasım 2007’de yaptığım ziyarette
Türkiye’nin karşı karşıya olduğu terör problemine karşı tavrını net bir
şekilde gösterdi ve ilan etti. Bundan sonra anlık istihbarat paylaşımı
başladı. Bu yaklaşımın yeni yönetim döneminde de devam etmesini
umuyorum.
ABD ile Türkiye arasındaki işbirliği Afganistan ve Pakistan’da da devam ediyor.
Burada altını çizmek istediğim bir konu var. Terör konusunda şuraya veya buraya bu kadar para akıttık demek yeterli değil.
BİZ AFGANİSTAN'A YATIRIM YAPIYORUZ
Irak’a
yönelik mesela 500 milyar ya da 1 trilyon dolar akıtıldı. Benim aldığım
bilgiye göre 500 milyar akıtıldı. Ama Afganistan’a bu kadar ödenek
harcanmadı. Ama iki ülkenin de durumu iyi değil. Aradan 6 yıl geçmiş.
Savunma Bakanlığı önünden geçtik. Hala harabe. Bunların psikolojik ve
moral değerler açısından önemi var. Yıkıma uğradık veya yıkıma uğradık
ama ayağa kalkıyoruz diyen halk arasında fark var.
Biz Afganistan’a para vermiyoruz ama yatırım yapıyoruz. Su, yol, okul ve sağlık anlamında yatırımlar yapıyoruz.
Önemli
olan parayı vermek değil. Önemli olan paranın nereye gittiği. Para
vererek değil eser vererek yardım yapıyoruz. Sudan ve Lübnan’da da
böyle yapıyoruz."
SEÇİM BARAJI ÇOK YÜKSEK
"Bizim
seçim barajımız yüksek. Bunun aşılması için 100 kontenjanlı Türkiye
milletvekilliği uygulamasının hayata geçirilmesini istiyorum. Umarım
olur. 4'te 1 milletvekiline baraj uygulanmamasını ve kişinin yüzde 1'le
bile Meclis'e girebilmesi taraftarıyım... Katılımcı demokrasinin bir
sonucu budur"